<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>blog.muhabbetim.com &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://blog.muhabbetim.com/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.muhabbetim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Aug 2010 16:09:30 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>KEY&#8217;de ödemeler yarın başlıyor</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/220809/keyde-odemeler-yarin-basliyor.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/220809/keyde-odemeler-yarin-basliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 12:20:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ukala</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask ve Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Komik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iftar vakitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[hap sahipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Key]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[konut edinme yardımı]]></category>
		<category><![CDATA[tc kimlik numarası]]></category>
		<category><![CDATA[ziraat bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=9512</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Konut Edindirme Yardımı (KEY) hak sahipleri listesi bugünkü Resmi Gazete&#8217;nin mükerrer sayısında yayımlandı.
Ödemelere, yarından itibaren başlanacak. TC Kimlik Numarasındaki son 2 rakama göre, hak sahipleri 3 Eylül gününe kadar Ziraat Bankası şubelerinden KEY paralarını alabilecek.
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi tarafından &#8221;5939 Sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p><strong>Konut Edindirme Yardımı (KEY) hak sahipleri listesi bugünkü Resmi Gazete&#8217;nin mükerrer sayısında yayımlandı.</strong></p>
<p><strong><span style="font-weight: normal;">Ödemelere, yarından itibaren başlanacak. TC Kimlik Numarasındaki son 2 rakama göre, hak sahipleri 3 Eylül gününe kadar Ziraat Bankası şubelerinden KEY paralarını alabilecek.</p>
<p>Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi tarafından &#8221;5939 Sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ve 7 Ocak 2010 tarihli ve 27455 sayılı Resmi Gazete&#8217;de Yayımlanan Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik&#8221; hükümlerine göre tespit edilen 17 ciltten oluşan hak sahipleri listesi, Resmi Gazete&#8217;nin bugünkü mükerrer sayısında yayımlandı.</p>
<p>TC kimlik numarasındaki son 2 rakama göre, hak sahipleri 3 Eylül gününe kadar Ziraat Bankası şubelerinden KEY paralarını alabilecek. Listede ismi bulunanlar, tahsis edilen ödeme gününü beklemeden, Ziraat Bankası ATM&#8217;lerinden parasını çekebilecek. 3 Eylülden sonra, kimlik numarasındaki son 2 rakama bakılmadan, şubelere başvuran hak sahiplerine ödeme yapılabilecek.</p>
<p>Vatandaşların, Ziraat Bankasına başvurmadan önce Resmi Gazete&#8217;de yayınlanan listelerde isminin bulunup bulunmadığını Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı&#8217;nın (GYO) &#8221;www.keyodemeleri.com&#8221; adresinden sorgulamaları gerekiyor.</p>
<p>Hak sahipleri, alacakları KEY tutarlarını da &#8221;www.keyodemeleri.com&#8221; adresinden sorgulayabilecek.</p>
<p>TC Kimlik Numarası (TCKN) ve Yabancı Kimlik Numarası/Vergi Kimlik Numarası ile yapılan sorgulama sonucunda listede isimleri yer almayan, TCKN ve yabancı kimlik numarası/vergi kimlik numarasının bulunmaması ya da KEY hak sahibi olduğunu ve ödeme miktarının doğru olmadığını ileri süren kişilerin, öncelikle adlarına ödeme yapan kurumlara (kesintilerini yatıran kurumlara), bu kurumlardan sonuç alınamaması durumunda ise Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;na (SGK) başvurmaları gerekecek.</p>
<p>KEY ödemeleri, Türk vatandaşlarına TCKN ile yabancı uyruklu hak sahiplerine ise Yabancı Kimlik Numarası/Vergi Kimlik Numarası ile yapılacak.</p>
<p>Kurumlar tarafından TCKN ve Yabancı Kimlik Numarası/Vergi Kimlik Numarası bildirilmeyen hak sahiplerine ödeme yapılmayacak.</p>
<p>TC Kimlik Numarası ve Yabancı Kimlik Numarası/Vergi Kimlik Numarası ile yapılan sorgulama sonucunda görülen ödeme miktarına itirazı olmayan hak sahipleri, ödemelerini, belirlenen ödeme tarihlerinde, Ziraat Bankası şubelerinden TCKN/Yabancı Kimlik Numarası ile birlikte nüfus cüzdanı, ehliyet veya pasaport (yabancı uyruklular için sadece pasaport) ibraz etmek suretiyle alabilecek.</p>
<p>PARALAR ATM&#8217;DEN ALINABİLECEK</p>
<p>KEY hak sahiplerinden Ziraat Bankasında hesabı ve bu hesabına ilişkin bankkartı bulunanlar, Ziraat Bankası ATM&#8217;lerinden, TCKN&#8217;ye göre belirlenen günleri beklemeden ilk günden itibaren paralarını alabilecekler.</p>
<p>Hak sahibinin ölmüş olması halinde, veraset ilamına istinaden yapılacak ödemelerde yasal mirasçıların tümünün aslen/vekaleten birlikte müracaat etmeleri veya miras ortaklığına temsilci atanması gerekecek. İştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürüldüğüne dair mahkeme kararının ibraz edilmesi halinde ise hisse oranında ödeme yapılacak.</p>
<p>İlan tarihinden itibaren 5 yıl içinde talep edilmeyen alacaklar, Hazine&#8217;ye irad kaydedilecek.</p>
<p>KEY hesaplarının tasfiyesi kapsamında, en son Resmi Gazete&#8217;nin 21 Mart&#8217;taki mükerrer sayısında, 1 milyon 685 bin 760 kişiye 567 milyon 928 bin lira civarında ödeme yapılmasına ilişkin liste yayımlanmıştı. KEY hak sahibi listesinde yer alanların sayısı 12 milyona yaklaşmasına karşın, şimdiye kadar 6 milyon 815 bin hak sahibine 3 milyar 115 milyon lira düzeyinde ödeme yapıldı.</p>
<p>KEY için bu yıl Mart ayında yayımlanan ilk listede yer alan hak sahipleri için yapılan nema hesaplaması sonucunda oluşan yardım tutarına, ilgili kanun uyarınca ilk ilanın yapılacağı tarihe kadarki dönem için yüzde 10 artış uygulanmıştı. İlk ilan tarihinden sonraki listelerde isimleri yer alan hak sahiplerine ise her ilan dönemi için başlangıçtaki yüzde 10 artışa ilave olarak basit usulde yüzde 1,25 artış uygulanacak. Ödemeler için gerekli kaynak, Hazine tarafından Emlak GYO&#8217;ya aktarıldı.</p>
<p>Konut Edindirme Yardımı (KEY) Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun ve 14 Ağustos 2007 tarih 26613 Sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayınlanan Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre, KEY ödemelerine 28 Temmuz 2008&#8242;de başlanmıştı. 8 Aralık 2009 tarih 5939 sayılı Kanun ile 7 Ocak 2010 tarih ve 27455 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik gereğince oluşturulan ikinci liste uyarınca ödemeler ise yarın başlayacak.</p>
<p>TCKN/Yabancı Kimlik numaralarının son iki rakamına göre KEY hak sahiplerine ödeme tarihleri şöyle</p>
<p>KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI  00,02,04,06,08,10  OLANLAR 23/08/2010 PAZARTESİ<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI  12.14.16.18.20.22 OLANLAR 24/08/2010 SALI<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI  24,26,28,30,32,34 OLANLAR 25/08/2010 ÇARŞAMBA<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI  36,38,40,42,44,46 OLANLAR 26/08/2010 PERŞEMBE<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI 48, 50,52,54,56,58 OLANLAR 27/08/2010 CUMA<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI 60,62,64,66,68 OLANLAR 31/08/2010/ SALI<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI 70,72,74,76,78 OLANLAR 01/09/2010/ÇARŞAMBA<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI 80,82,84,86,88 OLANLAR 02/09/2010 PERŞEMBE<br />
KİMLİK NUMARASININ SON İKİ RAKAMI 90,92,94,96,98 OLANLAR 03/09/2010 CUMA<br />
</span><br />
</strong></p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/220809/keyde-odemeler-yarin-basliyor.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/220809/keyde-odemeler-yarin-basliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Akdağ: 600 Yataklı Afyonkarahisar Bölge Hastanesi Seneye Tamamlanacak</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/230509/bakan-akdag-600-yatakli-afyonkarahisar-bolge-hastanesi-seneye-tamamlanacak.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/230509/bakan-akdag-600-yatakli-afyonkarahisar-bolge-hastanesi-seneye-tamamlanacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 14:41:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DewiL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=9455</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Afyonkarahisar&#8217;a çok ciddi yatırımlar yaptıklarını söyledi. Akdağ, bir yıl önce 400 yataklı olarak başlanan, bugün 600 yatak olarak kullanılabilecek şekilde projesi genişletilen Afyonkarahisar Bölge Hastanesi&#8217;nin gelecek sene tamamlanacağını belirtti.
Afyonkarahisar merkeze bağlı Erkmen Beldesi&#8217;nde, belediye tarafından Selçuklu mimarisinden esinlenerek yaptırılan çok amaçlı toplantı salonunun açılışını, Sağlık Bakanı Recep Akdağ yaptı.
Bakan Akdağ, konuşmasında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p>Sağlık Bakanı <a title="Recep Akdağ Haberleri" href="http://www.sondakika.com/recep-akdag/"><span style="text-decoration: underline">Recep Akdağ</span></a>, Afyonkarahisar&#8217;a çok ciddi yatırımlar yaptıklarını söyledi. Akdağ, bir yıl önce 400 yataklı olarak başlanan, bugün 600 yatak olarak kullanılabilecek şekilde projesi genişletilen Afyonkarahisar Bölge Hastanesi&#8217;nin gelecek sene tamamlanacağını belirtti.</p>
<p>Afyonkarahisar merkeze bağlı Erkmen Beldesi&#8217;nde, belediye tarafından Selçuklu mimarisinden esinlenerek yaptırılan çok amaçlı toplantı salonunun açılışını, Sağlık Bakanı <a title="Recep Akdağ Haberleri" href="http://www.sondakika.com/recep-akdag/"><span style="text-decoration: underline">Recep Akdağ</span></a> yaptı.</p>
<p>Bakan Akdağ, konuşmasında, iki sene içerisinde yaklaşık 80 bin metrekare kapalı alanı olan bir hastane inşaatını bitireceklerini dile getirdi. Akdağ, &#8220;Bunun hemen yanına bu sene projelendirerek, 200 yataklı kadın doğum çocuk hastanesi ile 150 yataklı fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesini de başlatıyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;a, bu anlamda ciddi yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Akdağ, ilçelerde de entegre hastaneler oluşturulacağını kaydetti. Akdağ, şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Birçok ilçemize entegre hastaneler oluşturuyoruz. Mevcut binaları entegre hastanelere dönüştürerek hizmetin kalitesini artırıyoruz. Dinar&#8217;da 100 yataklı yeni bir hastane yapıyoruz. Bunun için de yer araştırması yapıyoruz. Hem vatandaşın kolay ulaşacağı hem de zemini iyi olan bir alan. Zannediyorum önümüzdeki 1-2 ay içerisinde buna karar verilecek.&#8221;</p>
<p>Erkmen Belediye Başkanı <a title="Memduh Kuş Haberleri" href="http://www.sondakika.com/memduh-kus/"><span style="text-decoration: underline">Memduh Kuş</span></a> ise çok amaçlı salonun 18 ayda bitirildiğini ve 1 milyon lira harcandığını söyledi. 700 metrekare üst kat, 500 metrekare bodrum kat olmak üzere toplam inşaat alanının bin 200 metrekare olduğunu aktaran Kuş, binanın Selçuklu mimarisinden esinlenerek planlandığını ve ona göre yapıldığını kaydetti.</p>
<p>Açılışa; Sağlık Bakanı <a title="Recep Akdağ Haberleri" href="http://www.sondakika.com/recep-akdag/"><span style="text-decoration: underline">Recep Akdağ</span></a>&#8216;ın yanı sıra Vali <a title="Haluk İmga Haberleri" href="http://www.sondakika.com/haluk-imga/"><span style="text-decoration: underline">Haluk İmga</span></a>, Belediye Başkanı <a title="Burhanettin Çoban Haberleri" href="http://www.sondakika.com/burhanettin-coban/"><span style="text-decoration: underline">Burhanettin Çoban</span></a>, <a title="AK Parti Haberleri" href="http://www.sondakika.com/ak-parti/"><span style="text-decoration: underline">AK Parti</span></a> Afyonkarahisar milletvekilleri <a title="Ahmet Koca Haberleri" href="http://www.sondakika.com/ahmet-koca/"><span style="text-decoration: underline">Ahmet Koca</span></a>, <a title="Halil Aydoğan Haberleri" href="http://www.sondakika.com/halil-aydogan/"><span style="text-decoration: underline">Halil Aydoğan</span></a>, Zekeriyya Aslan, Emniyet Müdürü İsmail Türkmenli, Afyonkarahisar Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Mehmet Mühsürler, İl Genel Meclisi Başkanı <a title="Salih Sel Haberleri" href="http://www.sondakika.com/salih-sel/"><span style="text-decoration: underline">Salih Sel</span></a>, <a title="AK Parti Haberleri" href="http://www.sondakika.com/ak-parti/"><span style="text-decoration: underline">AK Parti</span></a> İl Başkanı Mehmet Zeybek ve çok sayıda davetli katıldı.</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/230509/bakan-akdag-600-yatakli-afyonkarahisar-bolge-hastanesi-seneye-tamamlanacak.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/230509/bakan-akdag-600-yatakli-afyonkarahisar-bolge-hastanesi-seneye-tamamlanacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü sivilceleri tedavi ediyor</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/290409/anne-sutu-sivilceleri-tedavi-ediyor.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/290409/anne-sutu-sivilceleri-tedavi-ediyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 06:54:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DewiL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=9400</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Anne sütü ile hindistan cevizi yağından üretilen bir kremin ergenlik sivilcelerini tedavi ettiği anlaşıldı.
Anne sütü ile hindistan cevizi yağından üretilen bir kremin ergenlik sivilcelerini tedavi ettiği anlaşıldı. ABD&#8217;de yapılan ve tamamen doğal ürünlerle hazırlanan kremin hiçbir yan etkisi bulunmuyor. Araştırmacılar, anne sütünden yapılan yeni yüz kremiyle milyorlarca kişinin yaşadığı bu soruna doğal bir yöntemle son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p>Anne sütü ile hindistan cevizi yağından üretilen bir kremin ergenlik sivilcelerini tedavi ettiği anlaşıldı.</p>
<p>Anne sütü ile hindistan cevizi yağından üretilen bir kremin ergenlik sivilcelerini tedavi ettiği anlaşıldı. ABD&#8217;de yapılan ve tamamen doğal ürünlerle hazırlanan kremin hiçbir yan etkisi bulunmuyor. Araştırmacılar, anne sütünden yapılan yeni yüz kremiyle milyorlarca kişinin yaşadığı bu soruna doğal bir yöntemle son vermeyi umuyor.</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/290409/anne-sutu-sivilceleri-tedavi-ediyor.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/290409/anne-sutu-sivilceleri-tedavi-ediyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süt deyip geçmeyin</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/260409/sut-deyip-gecmeyin.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/260409/sut-deyip-gecmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 18:03:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DewiL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=9363</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Sütün faydaları neler, ülkemizde süt tüketimi çocuklar, gençler ve yetişkinlerde maalesef istenen düzeyde değil.
Süt içmek yerine süt yemekten daha fazla hoşlanıyoruz. Bir bardak süt yerine bir kase sütlaç veya keşkül, kazandibi, sütlü nuriye tatlısı yemek genelde daha fazla tercih ediliyor ve seviliyor. Çocuklara sütü sevdirmek için çeşitli aromalar ve farklı tatlar karıştırmayı deniyor anneler.
Çocuğunun süt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p>Sütün faydaları neler, ülkemizde süt tüketimi çocuklar, gençler ve yetişkinlerde maalesef istenen düzeyde değil.</p>
<p>Süt içmek yerine süt yemekten daha fazla hoşlanıyoruz. Bir bardak süt yerine bir kase sütlaç veya keşkül, kazandibi, sütlü nuriye tatlısı yemek genelde daha fazla tercih ediliyor ve seviliyor. Çocuklara sütü sevdirmek için çeşitli aromalar ve farklı tatlar karıştırmayı deniyor anneler.</p>
<p>Çocuğunun süt tüketimi için elinden geleni yapan anne, çoğu zaman kendisi için aynı özeni göstermiyor. Her gün çocukların 2 &#8211; 3 su bardağı, yetişkinlerinse 1 &#8211; 2 su bardağı süt tüketmeleri sağlık açısından çok değerli. Bu konuda yapılmış çok fazla araştırma var ve ben bazılarını sizin için özetledim.</p>
<p>Süt içmek, böbrek taşı oluşumu riskini azaltmaya yardımcı olabilir: Böbrek taşı geçmişi olmayan 81 bin kadınla yakın zamanda yapılmış olan epidemiyolojik bir araştırmada yağsız süt tüketimiyle böbrek taşı riskinin düşüklüğü arasında bir bağlantı olduğu bulunmuştur.</p>
<p><strong>Günde üç porsiyon koruyor<br />
</strong><br />
Bir başka araştırmanın sonuçları da göstermiştir ki kalsiyum açısından en zengin yiyecekleri tükettiklerini rapor eden kadınlar (günde üç veya daha fazla porsiyon süt ürünü) sekiz yılı aşkın süre boyunca böbrek taşı oluşumu riski en düşük olan grubu oluşturmuş. Bunun tersine araştırmacılar kalsiyumu besinle almak yerine supleman (takviye) olarak alanlarda böbrek taşı oluşumu üzerine hiçbir etki olmadığını buldular.</p>
<p>Süt tüketimi, salyanın yerine geçerek diş çürümesi riskinin azalmasına yardımcı olur: Nem sağlayarak dişte oyuk oluşumunu artıran maddelerin (örneğin sukroz gibi basit şekerler) temizlenmesine yardımcı olmaya ek olarak süt, oral asitlere tampon oluşturur. Diş minesinin çözülebilirliğini azaltır ve diş minesinin tekrar mineralize olmasına yardımcı olur.</p>
<p>Daha düşük vücut yağı için etkilidir: İki yıllık bir egzersiz programına kayıt olan 18 &#8211; 31 yaş arası genç yetişkin kadınlardan süt ürünlerinden daha yüksek kalsiyum alımını tercih edenlerin, daha düşük vücut ağırlığı ve vücut yağına sahip oldukları görülmüştür.</p>
<p>Folat için önemli. Penn State Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar günde en az üç porsiyon süt tüketen kadınların diğer yiyeceklerde bulunan folatın kullanımını daha etkin olarak sağladığını öne sürmektedir. Folat, kalp hastalıkları ve inmeleri önlemeye yardımcı olabilir ve özellikle çocuk doğurma yaşındaki kadınlar için, bebekte doğumsal anomali riskini azaltma açısından önemlidir.</p>
<p>İyi bir sporcu içeceğidir. Kanada&#8217;da yapılan yeni bir araştırmaya göre egzersizden sonra spor içecekleri yerine süt içenler, daha fazla kas yapıyor ve daha çok yağ yakıyor. Araştırmacılara göre bunun nedeni sütün hidrasyon için, sıvı ve enerji için karbonhidrata ek olarak protein açısından da zengin olması.</p>
<p>İdrar yolu iltihabının engellenmesi: Bir araştırmada yoğurt ve belli tiplerde peynir gibi fermente olmuş süt ürünlerini hafta üç veya daha fazla yiyen kadınların, bu tip yiyecekleri haftada bir veya daha az yiyen kadınlardan yüzde 79 daha az idrar yolu iltihabı olduğu görülmüştür.</p>
<p><strong>SAMe nedir?</strong></p>
<p>SAMe (S-adenozilmetionin) doğal olarak insan vücudunda her doku ve sıvı içinde mevcuttur ancak yaşa bağlı olarak düzeyi azalabilir. Nörotransmiterler gibi önemli beyin kimyasalların üretiminde önemli rol oynar. SAMe ayrıca DNA ve kıkırdakların yapımına katılır. Depresyon sorunu olanlarda serotonin, dopamin, melatonin seviyelerini ve etkinliğini artırması yoluyla muhtemelen en kuvvetli doğal antidepresan olduğunu gösteren çalışmalar vardır.</p>
<p>Bu çalışmalarda günlük 1600 miligrama kadar yan etki görülmemekle beraber bipolar manik rahatsızlığı olan kişilerin sağlık uzmanlarına danışmaları gerekir. SAMe, birçok Avrupa ülkesinde 20 yıldan fazla süredir depresyon, kireçlenme ve hepatik sirozun erken aşamalarında alternatif bir tedavi yöntemi olarak kullanılmakta. SAMe yiyecekler içerisinde bulunmamaktadır. Bu sebeple sadece takviyeler yoluyla vücuda alınabilmesi mümkün. Depresyona, kireçlenme ağrılarına çözüm olduğu düşünülmektedir.</p>
<p><strong>Kilolu hamileler dikkat!<br />
</strong><br />
Kilolu annelerin normalden daha büyük bebekler doğurduğu zaten biliniyordu. Amayara yeni araştırmalar gösteriyor ki kadın hamilelikten önce kilo verse bile bu risk hâlâ kalıyor. İki çocuk doğurmuş 146 bin kadında yapılan bir araştırma gösterdi ki sadece doğumdan önce normal kilosu olan kadınların büyük bebek doğurma riski düşük.</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/260409/sut-deyip-gecmeyin.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/260409/sut-deyip-gecmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konuşma bozukluğuna yeni tedavi yolu</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/250409/konusma-bozukluguna-yeni-tedavi-yolu.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/250409/konusma-bozukluguna-yeni-tedavi-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 12:15:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DewiL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=9322</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Avustralya&#8217;daki &#8220;zebra ispinozları&#8221;, konuşma güçlüğü olan hastalar için umut ışığı haline geldi.
Amerikalı araştırmacılar, &#8220;zebra ispinozları&#8221;nda tespit ettikleri insana benzer genetik özelliklerin, konuşma bozukluğu tedavisinde çığır açabileceği görüşünde&#8230;
Amerikalı araştırmacılar, Avustralya zebra ispinozunun genetik şifresini kırmayı başardı. Kuşun ötmeyi öğrenmesiyle ilgili 800’den fazla gen ortaya çıkarıldı.
Araştırmayı daha da ilginç kılan, zebra ispinozu yavrularının ötmeyi öğrenme sürecinin, bebeklerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p>Avustralya&#8217;daki &#8220;zebra ispinozları&#8221;, konuşma güçlüğü olan hastalar için umut ışığı haline geldi.</p>
<p>Amerikalı araştırmacılar, &#8220;zebra ispinozları&#8221;nda tespit ettikleri insana benzer genetik özelliklerin, konuşma bozukluğu tedavisinde çığır açabileceği görüşünde&#8230;</p>
<p>Amerikalı araştırmacılar, Avustralya zebra ispinozunun genetik şifresini kırmayı başardı. Kuşun ötmeyi öğrenmesiyle ilgili 800’den fazla gen ortaya çıkarıldı.</p>
<p>Araştırmayı daha da ilginç kılan, zebra ispinozu yavrularının ötmeyi öğrenme sürecinin, bebeklerin konuşma sürecine oldukça benzemesi&#8230;</p>
<p>Yavru ispinozlar, anne-babalarını taklit ederek ötmeyi öğreniyor ve bu özellik kalıtım yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor.</p>
<p>Benzerlikler sadece bununla sınırlı değil. Zebra ispinozu ve insanların gen yapılarında da şaşırtıcı benzerlikler var.</p>
<p>Bundan dolayı, zebra ispinozları, insan hafızası ve öğrenme sürecini anlama konusunda önemli bir model&#8230;</p>
<p>Bu keşfin, otizm, parkinson ve felç gibi hastalıklar nedeniyle konuşma güçlüğü yaşayanlar ve kekemelerin tedavisinde yeni bir çığır açabileceği belirtiliyor.</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/250409/konusma-bozukluguna-yeni-tedavi-yolu.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/250409/konusma-bozukluguna-yeni-tedavi-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın raporu Çernobil&#8217;i akladı</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/250409/saglik-bakanliginin-raporu-cernobili-akladi.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/250409/saglik-bakanliginin-raporu-cernobili-akladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 11:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DewiL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=9319</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Sağlık Bakanlığı, Çernobil kazasının 24. yıldönümünde &#8216;Çernobil Nükleer Reaktör Kazası ve Türkiye Üzerindeki Etkileri&#8217; konulu bir çalışma yaptı
Bakanlık, Karadeniz bölgesinin, kanser verileri açısından diğer bölgelere göre bir farklılık göstermediğini vurguladı.
Çalışmada, &#8220;Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinde o tarihlerde yaşayan insanlarımızın aldığı radyasyon dozunun yaklaşık bir akciğer grafisinde alınan doza yakın olan 59 milirem, diğer yörelerde yaşayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p>Sağlık Bakanlığı, Çernobil kazasının 24. yıldönümünde &#8216;Çernobil Nükleer Reaktör Kazası ve Türkiye Üzerindeki Etkileri&#8217; konulu bir çalışma yaptı</p>
<p>Bakanlık, Karadeniz bölgesinin, kanser verileri açısından diğer bölgelere göre bir farklılık göstermediğini vurguladı.</p>
<p>Çalışmada, &#8220;Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinde o tarihlerde yaşayan insanlarımızın aldığı radyasyon dozunun yaklaşık bir akciğer grafisinde alınan doza yakın olan 59 milirem, diğer yörelerde yaşayan insanlarımızda ölçülen radyasyon dozunun ise 50 milirem olduğu tespit edilmiştir.&#8221; denildi.</p>
<p>Çalışmada, olayın üzerinden geçen 20 yıllık süreçte Karadeniz bölgesinde yaşayanlarda büyük bir tedirginliğin hakim olduğu, bu tedirginliğin sebebinin ise Çernobil kazasından sonra bölgedeki kanser vakalarının artmasına yönelik yaygın inanış olduğu vurgulandı.</p>
<p>Gelişmiş toplumlarda insan hayatını tehdit eden hastalıkların başında, kalp ve damar hastalıkları ile kanser hastalığının geldiği kaydedilirken; 1970&#8242;li yıllarda sebebi bilinen ölümler arasında 4. sırada yer alan kanserin, son yıllarda kalp-damar hastalıklarından sonra 2. sıraya yükseldiği ifade edildi. Yapılan projeksiyonlara göre, kanserin 2030 yılında tüm dünyada yılda 20 milyon yeni vaka ve 12 milyon ölümle 1. sıraya yerleşeceği belirtildi.</p>
<p>Bu çerçevede, Karadeniz Bölgesi&#8217;nde de kanser vakalarının arttığı, ancak bu artışın Türkiye&#8217;nin diğer bölgeleri ve dünya ile aynı paralelde oduğunun altı çizlidi. Artışın ağırlıklı sebepleri, &#8216;Beklenen yaşam süresinin uzaması ve toplumda ileri yaş nüfus yüzdesinin artması&#8217;, &#8216;Tütün ve tütün ürünlerinde tüketimin artması&#8217;, &#8216;Bulaşıcı hastalıkların ve bunlara bağlı ölümlerin azalması&#8217;, &#8216;Yanlış beslenme ve yaşam alışkanlıklarının artması&#8217;, &#8216;Çevresel kanserojenlerin giderek önem kazanması&#8217;, &#8216;Kayıt sistemindeki düzelme ile gerçekçi sayılara ulaşılıyor olması&#8217; olarak sıralandı.</p>
<p>KARADENİZ&#8217;DE KANSER, DİĞER BÖLGELERDEN FARKLI BİR DAĞILIM VE ARTIŞ GÖSTERMİYOR</p>
<p>Çalışmada, geçmiş yıllarda yapılan Karadeniz Bölgesi Kanser ve Kanser Risk Faktörleri Araştırması&#8217;na atıflarda bulunuldu. Bu çalışma çerçevesinde, bölge hastanelerinin arşivlerinin taranarak son on yıla ait kanser verilerinin toplandığı ve kanser kayıt merkezlerinin verileri ile karşılaştırıldığı kaydedildi.</p>
<p>Trabzon&#8217;daki hastane arşivlerinde kadınlarda meme kanserinin yüzde 18, mide kanserinin yüzde 10.4, kolon kanserinin yüzde 8, kemik iliği kanserinin yüzde 6, troid bezi kanserinin yüzde 4.6, akciğer-bronş kanserlerinin yüzde 4.4 oranında tespit edildiği ifade edildi. Erkeklerde ise akciğer/bronş kanserlerinin yüzde 27.4, mide kanserinin yüzde 9.3, prostat bezi kanserinin yüzde 8.6, mesane kanserinin yüzde 6.9, kolon-rektum kanserlerinin yüzde 6.2 oranında olduğu aktarıldı.</p>
<p>İzmir Kanser Kayıt Merkezi&#8217;nin verilerine de yer verilen raporda, kadınlarda meme kanserinin yüzde 31.7, kolorektal kanserlerin yüzde 8.2, uterus kanserinin yüzde 5.7, bronş &#8211; akciğer kanserlerinin yüzde 4.6, serviks kanserlerinin yüzde 4.5, over kanserin yüzde 4 oranında tespit edildiği belirtildi. Erkeklerde akciğer-bronş kanserleri oranının yüzde 40.3, kolorektal kenserlerin yüzde 6.7, mide kanserinin yüzde 5.9, larinks kanserinin yüzde 4.9, mesane kanserinin yüzde 4.8, prostat bezi kanserinin yüzde 4 oranında olduğu kaydedildi.</p>
<p>Raporda, &#8220;Sonuç olarak elde edilen veriler karşılaştırıldığında, Karadeniz bölgesinde kanser, diğer bölgelerimizden farklı bir artış ve dağılım göstermemektedir.&#8221; denildi.</p>
<p>Çalışmada, Hane Halkı Kanser Riski, Hastalık Yükü ve Kanser Farkındalığı Araştırma sonuçlarına da yer verildi. Radyasyona maruz kalmış bölgeler ve kontrol bölgelerinde kaba kanser görülme oranı ve hızlarında anlamlı bir fark görülmediğine dikkat çekildi. Radyasyona maruz kalan bögelerdeki tiroid kanserlerinde, radyasyon nedenini işaret eden DNA mutasyon bulgularına rastlanmadığı belirtildi.</p>
<p>Bakanlık, Radyasyon Yükü Ölçümü Araştırma sonuçlarına da dikkat çekti. Bu çalışmada da son 2-3 yıl içinde tıbbi amaçlı olanlar dışında, kromozom hasarlarında radyasyona maruz kalınma etkisine rastlanmadığı vurgulandı. Son yıllarda kanser kayıtları konusunda ciddi gelişmeler yaşandığı belirtilen çalışmada, &#8220;Karadeniz bölgesi kanser verileri açısından diğer bölgelerimize göre bir farklılık göstermemektedir.&#8221; denildi.</p>
<p>ÇERNOBİL&#8217;DEN SONRA 58 BİN TON ÇAY, İMHA EDİLMİŞTİ</p>
<p>Çalışmada ayrıca şu ifadelere yer verildi: &#8220;Türk toplumunun Çernobil kazası sebebi ile maruz kaldığı etkinin, yaşadığı bölge dolayısı ile maruz kaldığı doğal radyasyon etkisine kıyasla önemsiz olduğu, yapılan ölçümlerle de ortaya konmuştur. Nitekim bu ölçümlerde Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinde o tarihlerde yaşayan insanlarımızın aldığı radyasyon dozunun yaklaşık bir akciğer grafisinde alınan doza yakın olan 59 milirem, diğer yörelerde yaşayan insanlarımızda ölçülen radyasyon dozunun ise 50 milirem olduğu tespit edilmiştir.</p>
<p>Ancak, hafızalarda kalan yönüyle hoş bir seda bırakmayan, olası paniği önlemeye yönelik, amacını aşmış bir takım resmi beyanatlar o günden bugüne konunun üstünün örtülmeye çalışıldığı şeklinde yorumlana gelmiştir. Halbuki, Türk insanının büyük bir kısmının vazgeçilmez alışkanlığı olan çay konusunda yapılan bir denetim programı, bu arada gözden kaçmıştır. Bu denetim programı gereği, bilimsel olarak sağlığa zararlı olmadığı konusunda hem fikir olunduğu halde, sırf spekülatif yorumlara yol açmasın diye, büyük bir ekonomik kayıp da göze alınarak 58 bin ton çay imha edilmiştir. Doğu Karadeniz Bölgesi&#8217;nin diğer iki önemli ürünü olan fındık ve tütün ise hiçbir sorunla karşılaşılmadan, her türlü denetimden geçirilerek, başta AB ve ABD olmak üzere, ithalatta değişik limitler uygulayan ülkelere, aktivitelerine göre tasnif edilerek ihraç edilmiştir, halen de ihraç edilmektedir.&#8221;</p>
<p>Ukrayna&#8217;nın Kiev kenti yakınlarındaki Çernobil Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde, 26 Nisan 1986 günü erken saatlerde meydana gelen kaza sonrasında, atmsosfere büyük oranda füzyon ürünleri salındığı, 4 gün sonra öğrenildi.</p>
<p>Kazadan kaynaklanan radyoaktif salınım, 28 Nisan&#8217;da İskandinavya&#8217;nın güney ve orta bölgelerine yöneldi. 3 Mayıs Cumartesi günü Avrupa&#8217;nın büyük bir kısmı ile birlikte Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden Trakya&#8217;yı etkisi altına aldı. İkinci bir salınımla Çernobil&#8217;den doğuya sürüklenen hava kütlesi, 7-9 Mayıs tarihlerinde Kırım Yarımadası&#8217;nın kuzeyinden ve Karadeniz üzerinden geçerek Türkiye&#8217;nin kuzey-doğu kıyılarına ulaştı. Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinin o tarihlerde yağış alan yerlerinde, radyoaktif etkilenim ağırlıklı olarak hissedildi. Mevcut atmosferik koşullar ve hakim rüzgar yönleri nedeniyle, bu etkilenim homojen bir dağılım göstermedi.</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/250409/saglik-bakanliginin-raporu-cernobili-akladi.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/250409/saglik-bakanliginin-raporu-cernobili-akladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan aşı açıklaması</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/161209/saglik-bakanligindan-asi-aciklamasi.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/161209/saglik-bakanligindan-asi-aciklamasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 16:04:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>medusa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan aşı açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=7676</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			
Sağlık Bakanlığı, Türkiye&#8217;de hamileler için kullanılan H1N1 aşısının etkisiz olduğu yönündeki haberlerin doğru olmadığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, &#8220;Haberde bahsi geçen üretim yeri ABD olan aşıyla, ülkemizde kullanılan aşı aynı değildir.&#8221; denildi.
Sağlık Bakanlığı, Türkiye&#8217;de hamilelere yapılan pandemik grip aşısının ABD&#8217;de yapılan testlerde etkisiz çıktığına ilişkin haber üzerine, yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, üretici firma tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p><img src="http://i.sabah.com.tr/2009/12/16/Haber/603404918750.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Sağlık Bakanlığı, Türkiye&#8217;de hamileler için kullanılan H1N1 aşısının etkisiz olduğu yönündeki haberlerin doğru olmadığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, &#8220;Haberde bahsi geçen üretim yeri ABD olan aşıyla, ülkemizde kullanılan aşı aynı değildir.&#8221; denildi.</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı, Türkiye&#8217;de hamilelere yapılan pandemik grip aşısının ABD&#8217;de yapılan testlerde etkisiz çıktığına ilişkin haber üzerine, yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, üretici firma tarafından sadece ABD&#8217;deki 6-35 aylık çocukların aşılanmalarında kullanılan ve erişkin aşılarına göre yarı doz antijen içeren aşının dört serisindeki antijen miktarının olması gereken değerden daha düşük bulunduğu ve yaklaşık 800 bin doz aşının sahadan geri çekildiği hatırlatıldı. </p>
<p>Geri çekme işlemi yapmakla beraber, Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından yapılan açıklamada; aşının güvenliği ile ilişkili herhangi bir sorun bulunmadığı, geri çekilen aşıdan yapılan çocuklarda istenen bağışıklık cevabının sağlanmasında herhangi bir sorun olmadığı; bu çocuklara bir doz daha aşı uygulamasına gerek olmadığı açıklaması da yapıldığına dikkat çekildi. Açıklamada, &#8220;Haberde bahsi geçen üretim yeri ABD olan aşıyla ülkemizde kullanılan aşı aynı değildir. Ülkemizde gebelerde uygulanan pandemik grip aşısı erişkin aşısı olup, üretim yeri Fransa&#8217;dır ve antijen miktarı daha farklıdır.&#8221; denildi. </p>
<p>Türkiye&#8217;de kullanılan aşıların her serisinin, kullanıma sunulmadan önce Refik Saydam Hıfzıssıha Merkezi tarafından biyolojik kontrole tabi tutulduğuna dikkat çekildi. Gebelere halen uygulanan aşının da kullanıma sunulmadan önce antijen miktarı ve etkinliği dahil kontrol edildiği ve herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediği vurgulandı.</p>
<p>Açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi:</p>
<p>&#8220;Pandemik grip gebe ve lohusalarda ağır ve ölümcül seyredebilen bir hastalıktır. 14.12.2009 tarihi itibariyle ülkemizde 27 gebe ve lohusa pandemik grip sebebiyle hayatını kaybetmiştir. Hastalıktan korunmanın en etkili yöntemi aşılanmadır. Böyle hassas ve hayati önem taşıyan bir konuda bakanlığımıza doğrulatma gereği duyulmadan, özensiz haberler yapılması, hastalığın en ağır ve ölümcül seyrettiği gruplardan olan gebelerde kafa karışıklığı oluşturarak aşıya karşı güveni sarsmaktadır. İnsan hayatının söz konusu olduğu bu süreçte daha duyarlı olunması gereğini tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz.&#8221;</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/161209/saglik-bakanligindan-asi-aciklamasi.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/161209/saglik-bakanligindan-asi-aciklamasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz gribinden bir haftada 116 kişi öldü</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/161209/domuz-gribinden-bir-haftada-116-kisi-oldu.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/161209/domuz-gribinden-bir-haftada-116-kisi-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 16:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>medusa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz gribinden bir haftada 116 kişi öldü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=7672</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			
Çin&#8217;de 7-13 Aralık arasında domuz gribinden 116 kişinin öldüğü bildirildi.
Sağlık Bakanlığı, bu sürede 7 bin 449 yeni domuz gribi vakası tespit edildiğini ve bu kişilerin yüzde 30&#8242;unun taburcu edildiğini açıkladı.
Bakanlık, önceki açıklamasında, geçen Çarşamba gününe kadar 326 kişinin öldüğünü bildirmişti.
Şinhua haber ajansı, Çin&#8217;de 36 milyon 700 bin kişiye aşı yapıldığını ve 74,5 milyon doz aşıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p><img src="http://i.sabah.com.tr/2009/12/16/Haber/591580543750.jpeg" alt="" /></p>
<p><strong>Çin&#8217;de 7-13 Aralık arasında domuz gribinden 116 kişinin öldüğü bildirildi.</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı, bu sürede 7 bin 449 yeni domuz gribi vakası tespit edildiğini ve bu kişilerin yüzde 30&#8242;unun taburcu edildiğini açıkladı.</p>
<p>Bakanlık, önceki açıklamasında, geçen Çarşamba gününe kadar 326 kişinin öldüğünü bildirmişti.<br />
Şinhua haber ajansı, Çin&#8217;de 36 milyon 700 bin kişiye aşı yapıldığını ve 74,5 milyon doz aşıya da onay verildiğini duyurdu.</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/161209/domuz-gribinden-bir-haftada-116-kisi-oldu.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/161209/domuz-gribinden-bir-haftada-116-kisi-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İncili Kadınlar (Polikistik Over Sendromu)</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/150909/incili-kadinlar-polikistik-over-sendromu.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/150909/incili-kadinlar-polikistik-over-sendromu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 11:52:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SeGe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[(Polikistik Over Sendromu)]]></category>
		<category><![CDATA[İncili Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[İncili Kadınlar (Polikistik Over Sendromu)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=6733</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Sevgili Okurlar, Bundan böyle bu köşede sizlerin karşılaştığı ve bizlere en çok sorduğunuz sorunlarınızla ilgili yazılarda buluşacağız.
Bu haftaki konumuz; “İNCİLİ KADINLAR” (POLİKİSTİK OVER HASTALIĞI)
“NEDEN BAZI KADINLAR ADET KANAMALARININ SAATİNİ BİLE BİLİRKEN BEN YILLARDIR DOKTOR, MUAYENE, TEST VE İLAÇLARLA YAŞAMIMI DEVAM ETTİRİYORUM?”
“AİLEMDEKİ KADINLARIN İÇİNDE HER ZAMAN DİYET YAPMAK ZORUNDA OLUP HALA ŞİŞMAN OLAN NEDEN BENİM?”
“YAKIŞACAĞINI DÜŞÜNSEM [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p>Sevgili Okurlar, Bundan böyle bu köşede sizlerin karşılaştığı ve bizlere en çok sorduğunuz sorunlarınızla ilgili yazılarda buluşacağız.<br />
Bu haftaki konumuz; “İNCİLİ KADINLAR” (POLİKİSTİK OVER HASTALIĞI)<br />
“NEDEN BAZI KADINLAR ADET KANAMALARININ SAATİNİ BİLE BİLİRKEN BEN YILLARDIR DOKTOR, MUAYENE, TEST VE İLAÇLARLA YAŞAMIMI DEVAM ETTİRİYORUM?”<br />
“AİLEMDEKİ KADINLARIN İÇİNDE HER ZAMAN DİYET YAPMAK ZORUNDA OLUP HALA ŞİŞMAN OLAN NEDEN BENİM?”<br />
“YAKIŞACAĞINI DÜŞÜNSEM SAKAL, BIYIK BIRAKABİLECEK KADAR KILLANMAM VAR VE ARTIK GÜZELLİK MERKEZLERİNDEKİ GEÇEN ZAMANDAN BİTKİNİM!”<br />
“ÇOCUK İSTEYEN ARKADAŞIMLA BENZER KADERLERİ PAYLAŞIR MIYIM? O DA YUMURTLAMA SORUNU DİYE BAŞLAYAN PROBLEMİNİ ARTIK TÜP BEBEK TEDAVİSİ İLE AŞMAYA ÇALIŞIYOR.<br />
ŞİMDİDEN ÖNELEM ALMAM MÜMKÜN MÜ?<br />
Bu sorular uzar gider ama tek tanıda buluşulur; “POLİKİSTİK OVER”.<br />
Bu bir hastalık mıdır, sendrom mudur?<br />
Kafalar karışır, zaten ne fark eder ki?<br />
Tipik bir polikistik overli (PCO) kadını tanımak kolaydır. Yukarıdaki sorulardaki kadınların toplamıdır polikistik over hastası…<br />
Ama yetmez bazen yüzünde sivilceler onu ergenliğinden hiç kopartmaz ya da saçları zayıf, dökülme eğilimindedir. Ya da yemek yeryemez baygınlık hisseder çünkü reaktif hipoglisemisi vardır yani şeker dengesi bozulmuştur belki de ileri de şeker hastası olacaktır.<br />
Peki ya kanser, bu hastalık insanı öldürür mü? Bu hastalığın ultrasondaki görüntüsü “inci” gibi güzel bir taşa benzetilir; “yumurtalıkta çok sayıda inci kolye gibi dizilmiş foliküller” diye tabir edilir.<br />
Demek ki çok korkunç olmasa gerek, yoksa neden bir hastalık tanısında değerli bir taşın adına gönderme yapılsın ki? Aslında yumurtalıklardaki her ovule olan (yumurtlama yapan) folikül inci tanesi kadar kıymetlidir.<br />
Çünkü doğru zamanda spermle buluşup hayalini kurduğunuz bebeğinize sizi kavuşturabilir. Ama PCO’da bu inci taneleri kendi aralarında bir türlü hangisinin yumurtlayacağına karar veremezler, geçimsizliklerine neden olan da çok zaman etraftaki erkeklik hormonlarının (androjen) miktarının dengesizliğidir.<br />
Buna karşılık vücutta bu kez de kadınlık hormonları yükselir ama karşılıksız aşk gibidir östrojenin durumu, doğru zamanda doğru yerde progesteronunu bulamaz. Over (yumurtalık) bu kez üzüntüsünden şeker hastası taklidi yapar, insüline karşı direnç gösterir. Rahim içindeki doku (endometrium) kalınlaşır kalılaşır ama bir türlü kanayamaz, bekler sevdiğini.<br />
Ya progesteron er ya da geç gelir ya da doktor dayanamaz bu ayrılığa… ilaç niyetine kavuşturur sevenleri, dışarıdan müdahale eder ve kanama olur. Bazen de beklemekten yorulan endometrium üç ay da bir kanar, ince hastalığa kapılır gibi bazen de hiç kalınlaşamaz bile. Size doktorunuzun verdiği “progesteron” reçeteleri işte bunun içindir.<br />
Ama çok zaman “doğum kontrol hapları” önerilir bilirsiniz, kullanırsınız. Çünkü östrojen-progesterona aşkı öğrtemek gerekir, etraftaki androjenlere biraz sakinleyin demek gerekir. Bunun için size her derde deva farklı özellikli doğum kontrol hapları verilir. Bazen de insüline haddini bildirmek için şeker (diyabet) hastalarının kullandığı ilaçlardan yardım istenir.<br />
Tüm bunlar yumurtlamayı başaramayan yumurtalıklarda ahengi sağlamak içindir. İncilerin sahibi kadına da diyet yapması, kilo vermesi, yaşam tarzını aktifleştirmesi öğütlenir.<br />
Biraz spor yapsa, kilo verse incileri mi dökülür?<br />
Hayır dökülmez aslında çünkü onlar onun kimlik kartıdır, ameliyatla yerinden sökülüp alınmadıkça o inciler yumurtalıklarda üretken yaşında kadınla beraber kalır. Yani bu hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenmek, kendinle barışmak gerekir. Adet görmemeyi dert etmeyen kadınlar da vardır, gün gelipde çocuk istediklerinde neden düzenli adet gören kadınların şansı her ay %15’ler civarındayken kendilerinde bu oranın çok çok azaldığı anlatılır.<br />
Östrojen-progesteron aşkı bir matematik heasptır aslında ve her ay yeniden, yeniden kurulur. PCO’lu kadın da bu matematik hesap çok zordur o yüzden yumurtlama takiplerinden başlayan ve tüp bebek tedavilerine uzanan geniş bir yolda çocuk sahibi olabilmeleri için destekler verilir. Şeker hastası gibi davranan metobolizma kan yağlarını da yükseltir.<br />
Genç yaşlarda bu pek önemsizmiş gibi görünür ama yıllar hızla geçer ve sürekli kan yağları yüksek olan ve androjenleri diğer kadınlardan biraz daha yüksek olan bu kadınlar erkeklerdeki yüksek kalp hastalıkları risklerini taşırlar. Hele de kilo problemiyle de başedemiyorsa riskler birbirini fasit bir dairenin içinde kovalar durur. Bunları önemsemek ve basit önlemlerle hayatı güzelleşitirmek mümkündür. Genç yaşlarda kozmetik sorunlar nedeniyle doktora gitmek daha yaygındır. Sivilceler başa beladır ve tedavi edildikleri sürece iyileşme olur.<br />
Görünen bölgelerdeki tüylere kozmetik dermatoloji çözümler üretir, antiandrojenik ilaçlarla da yeni oluşacak başıbozukluğun önüne geçilmeye çalışır. Ameliyatla bu hastalığın tedavisi için yıllardır süren tartışma hala ateşli bir şekilde bilimsel platformda devam etmektedir. Yumurtalıkların bir kısmının çıkartılması ya da yakılması ile incilerin sayısının azaltılması hedeflenir.<br />
Böylece yumurtalıklar elindeki zenginliğin azalmasından dolayı kendi içindeki geçimsizlikten kurtulup ahenkle kimin ayın şanslı yumurtası olacağına karar verebileceği düşünülür. Ameliyatta hırslı davranılarak incilerin fazla sayıda yok edilmesi kadınların erken yaşta yumurtalık faaliyetlerini yitirmesine neden olacağından (menopoz) doğru planlamayla, gerekli hastalara uygulanılabilir bir yöntem olarak düşünülmelidir.<br />
Aynı düşünce tarzıyla devam edersek PCO hastalarının ergenlikte yaşayamadıkları yumurtlama fonksiyonlarını daha ileri yaşlarda kendiliğinden kazanabilecekleri yönündedir. Yani ömür boyu ilaç kullanmak gerekmemekte hatta kendi yaş grubundaki kadınlara göre bazı hastaların ileri yaşlarda doğurganlık potansiyellerinin daha geç tükendiği söylenebilir.<br />
Kanser?<br />
Bu ürkütücü sorunun karşılığı olarak “Evet, risk vardır!” demek gerekir. Nedeni de östrojenle uzun zaman progesteronu olmadan yaşamak zorunda olan rahimiçi dokunun yıllar içinde değişiklikler yaşamasındandır.<br />
Polipten, endometrial hiperplaziye (kalınlaşma), oradan rahim kanserine kadar olan değişiklikler bu kadınlarda ileri yaşların riskidir. Gençken sivilcelerini, kilo artışnı, adet düzensizliklerini ya da çocuk sahibi olamamayı önemsemeyen ve tedavi görmeyen kadınların ileri yaşlar için riskleri şeker hastalığı, kalp hastalıkları ya da rahim kanseri olabilir.<br />
Bunlar önlenebilir, tedavisi olan durumlar. Bu nedenle vücudunuzun saati size birşeyler anlatmak için normal ritminden çıktığında onu tekrar kurmak için doktorunuza başvurun. Bir sonraki yazıda aynı yerde buluşmak üzere, sağlıcakla kalın&#8230; </p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/150909/incili-kadinlar-polikistik-over-sendromu.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/150909/incili-kadinlar-polikistik-over-sendromu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası kilo vermeye ne zaman başlanmalı?</title>
		<link>http://blog.muhabbetim.com/150909/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanmali.html</link>
		<comments>http://blog.muhabbetim.com/150909/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 11:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SeGe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum sonrası kilo vermeye ne]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum sonrası kilo vermeye ne zaman başlanmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[zaman başlanmalı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=6731</guid>
		<description><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			Doğum sonrası kilo verme hızı ve zamanı gebelik süresince alınan kilo ile ilgilidir.
Gebelik döneminde 9 &#8211; 12 kg alarak normal tamamlamış bir anne, ilk altı ayın sonunda dengeli beslenme ve etkin süt verme sonunda normal kilosuna kavuşabilir.
Gebelik döneminde 18 -30 kg gibi aşırı kilo almış annelerin ise normal kilolarına dönmeleri daha uzun zaman alacaktır.
Normal süreçte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[						
			<script>function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}</script>
			<p>Doğum sonrası kilo verme hızı ve zamanı gebelik süresince alınan kilo ile ilgilidir.<br />
Gebelik döneminde 9 &#8211; 12 kg alarak normal tamamlamış bir anne, ilk altı ayın sonunda dengeli beslenme ve etkin süt verme sonunda normal kilosuna kavuşabilir.<br />
Gebelik döneminde 18 -30 kg gibi aşırı kilo almış annelerin ise normal kilolarına dönmeleri daha uzun zaman alacaktır.<br />
Normal süreçte emzirme dönemiyle birlikte anne kilo kaybetmeye başlar. Sütün veriminin artması için aşırı yağlı ve şekerli yiyen, yanlış beslenen anneler ise tam tersi süt verirken kilo alabiliyor, hatta doğum sonrası kilolarının üzerine çıkan anneler dahi oluyor.<br />
Emzirme döneminde anne her gün yaklaşık 6 &#8211; 7 çay bardağı yani 700 ml süt salgılar. Bunun için harcanan kalori ise her gün 500 &#8211; 700 kalori civarındadır. Bu kalori kaybı bir saat orta seviyede egzersize eşdeğerdir. Bu sebeple emzirirken dengeli beslenen ve yeterli sıvı alan anne, eğer doğumu normal kilo kazanımıyla bitirdiyse altı ay sonunda doğumda aldığı ve süt üretmek üzere depoladığı fazla kilolardan kurtuluyor.<br />
Düşük kalorili diyet sakıncalı<br />
Hızlı kilo kaybı için yapılan düşük kalorili diyetler annenin süt verimini olumsuz yönde etkiler. Özellikle karbonhidrat ve proteinden fakir beslenme annenin sütünü azaltır. Protein ve kalsiyum açısından zengin süt &#8211; yoğurt &#8211; peynir &#8211; yumurta anne için çok önemlidir. Ayrıca her gün mutlaka et, tavuk veya balıktan birisi tüketilmelidir.<br />
İlk dört ayda aylık yarım &#8211; bir kg zayıflama normaldir, ancak anne çok şişmansa ayda 2 kg kayıp da gözlenebilir. Ancak ayda 2 kg üzerinde zayıflamak, emziren anne için sakıncalıdır. Hekim izni olduktan sonra hafif yürüyüşler ve egzersizler kilo vermeyi çabuklaştırır.<br />
Anne sütü<br />
Emzirme ne kadar uzun sürerse bebek ve anne için faydaları da o derece artıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akedemisi, emzirmeyi mümkün olduğunca uzun tutmayı ve en az bir yıl süreyle devam etmeyi öneriyor.<br />
Emzirmek son derecede sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Doğum şekli normal veya sezaryen; ne olursa olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra emzirmeye başlanmalıdır. Emzirme süreci bebeğe olduğu kadar anneye de faydalıdır.<br />
* Emzirme sürecinde bebekle duygusal ve fiziksel bağ devam eder.<br />
* Süt üretimi için kalori harcanır ve bu enerji harcaması annenin kilo vermesine yardımcı olur.<br />
* Emziren annelerin yumurtalık ve meme kanseri riskinin daha düşük olduğu bilinmektedir.<br />
EMZİRME DÖNEMİNDE AKLINIZDA BULUNSUN!<br />
* Vücudunuz 1 ml süt salınımı için yaklaşık 7 kalori harcar.<br />
* Protein yeterli miktarda alınmalıdır. Özellikle balık haftada en az iki kez tüketilmelidir.<br />
* B12 vitamini süt verimliliği için önemlidir. En iyi kaynağı ise yağsız kırmızı et ve yumurtadır.<br />
* Kalsiyumun yeterli alınması, annenin kemik sağlığı için önemlidir. Kadınlardaki osteoporoz (kemik erimesi) riski unutulmamalıdır.<br />
* Folik asit gebelik döneminde olduğu kadar, emzirme döneminde de önemlidir. Yeşil yapraklı sebzeleri bol yemek gerekir.<br />
* B vitamini tüketimi de yeterli olmalıdır. Bunun için tam buğday, bulgur ve kuru baklagiller tercih edilebilir.<br />
* Magnezyum ve çinko her kadın için yaşamın her döneminde önemlidir. En iyi kaynaklarından biri ise fındık‘tır.<br />
* Kompostolar şekersiz hazırlanabilir. Bunun için meyvelerin doğal şekeri yeterlidir.<br />
* Demir eksikliğiniz varsa, meyve sularına pekmez veya kuru üzüm ekleyebilirsiniz.<br />
* Tatlı yemek isterseniz, gaz yapmayacak şekilde sütlü tatlıları tercih edebilirsiniz.<br />
* Süt protein, karbonhidrat ve kalsiyum açısından ideal dengeye sahiptir ve emzirme döneminde süt tüketmeye özen göstermeniz gerekir. Gaz yaparsa, laktozsuz sütleri tercih edebilirsiniz.<br />
Anne sütü bebek için sindirilmesi en kolay olan besindir<br />
Anne sütü çocuk için en ideal yapıya sahiptir. Bebeğinizi bazı hastalıklar ve enfeksiyonlardan korumaya yardımcıdır. İçerdiği koruyucu maddeler, anne sütünün içeriği bebeğin değişen ihtiyaçlarına göre değişim gösterir. Bebek prematüre doğmuşsa prematüre bebeğin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir. Bebek için sindirilmesi en kolay olan besindir. Bu nedenle bebekler daha sık beslenmek ister ve daha iyi kilo alırlar.<br />
Anne sütü, bebeğin ruhsal gelişimi için de faydalıdır. Hazırlama zahmeti yoktur ve istediğiniz her zaman mevcut, kullanıma hazır, temiz ve uygun sıcaklıktadır. Maliyeti yoktur. Çevre kirliliğine yol açmaz. Emzirilen bebekte karın ağrısı, gaz sancısı ve kabızlık daha az sıklıkta görülür. Temas sürekliliği</p>
<a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://blog.muhabbetim.com/150909/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanmali.html" onclick="return fbs_click()" target="_blank"><img src="http://blog.muhabbetim.com/grafikler/facebook_da_paylas.gif" alt="" /></a>&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.muhabbetim.com/150909/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
